Kayıtlar

Bir Prof..Dr. bu hatayı yapabilir mi?

 Günlerdir, başvurmadığım yer kalmadı. Kendim aşılı olsam da, hukuki açıdan, zorunlu aşı uygulamasına karşı çıkanlardanım. Dün,bilimsel ünvanlarına güvenerek, Serhat FINDIK  ve  Fatma Kamiloğlu 'nun aşağıdaki videosunu paylaştım.Zira, son derece vahim iddialarda bulunuyorlar! Serhat Bey, o kadar ileri gidiyor ki, "Hukuki süreçlerde kendisini referans gösterebileceğimizi; davalara bilirkişi sıfatıyla katılabileceğini" izleyenlere ilan ediyor!Şimdi de, referans gösterilirse, neler olacağını görelim: Konuyu biraz derinlemesine araştırınca, en azından, "o aşıların içinde Grafen Oksid" bulunduğu iddiasının, Internet'de çok basit bir aramayla erişilebilecek en az 2 sitede çürütüldüğünü gördüm: https://www.reuters.com/article/factcheck-grapheneoxide-vaccine-idUSL1N2OZ14F https://health-desk.org/articles/how-do-we-know-graphene-oxide-isn-t-used-in-covid-19-mrna-vaccines Bu siteler de yalan söylüyor olabilir. Bilemiyoruz! Fakat, iki bilim insanının, böyle iddialarda ...

Dilipak ve Ekibi ve bu sefer de Mahkeme Kararı uydurmuş!

  Ortalıkta dolanan bir başka dezenformasyon.Kaynak yine Dilipak!Bu sefer, işi büyütmüş,"Mahkeme kararı uydurmuş"! https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/devlet-organlari-tibbi-zorbalikla-ugrasmaz-h653.html adresinde,  Muammer KARABULUT  imzası ile yer alan, Abdurrahman Dilipak'ın "bizim sitemiz" diye çeşitli mecralarda tanıttığı sitede yer alan haberde, Amerikan Yüksek Mahkemesi'nin aldığı bir karardan bahsediliyor! Fakat: "Eğer yanlış anlamadıysam", 6 Ağustos'da, Indiana Üniversitesi'nin zorunlu Covid19 aşısı uygulamasını olumlayan bir Yerel Mahkeme Kararı'na karşı, Amerikan Yüksek Mahkemesi'nde "çok daha geniş talepler ile" açılan bir dava, 12 Ağustos'da reddedilmiş. Fakat, bizim Türk "Kanaat önderleri" ve bunların sitelerine bakarsanız, 10 Ağustos'da, bu davaya ilişkin, davacılar tarafından verilen dilekçe, bir "karar metni"! Böylesine büyük bir fütürsüzlük, nasıl yapılabilir? Acaba ben mi yan...

Philippe Kahn'a güzelleme

Genç meslekdaşlarım bugün Zuckerberg'i, şişirilmiş Steve Jobs'ı, bulundukları yerleri bir yere kadar hak ederek gelmiş Google kurucuları Brin ve Page'i ve Bill Gates'i bilirler. Fakat, pek azı, hiçbir yatırım sermayesi almadan Borland'i sıfırdan 500 milyon dolar ciroya taşıyan Philippe Kahn adını bilir. 14 yaşımda idim ve Turbo Pascal Compiler'ı ile tanıştım. O zamanlar, dosya boyutu 64KBytes'dan küçük programlar .com büyükleri ise, .exe uzantısı alırdı. Ve Turbo Pascal'ın ilk versiyonları .com uzantılı idi! Düşünün: 64K'dan az bir boyutlu program, bir derleyici, hata bulucu ve editörü ile komple bir IDE sunuyordu! Herkesin, interpreted(yorumlanan) BASIC dili kullandığı o günlerde, Turbo Pascal adeta sihir gibiydi. Microsoft'un reklam bütçesinden bile az bir toplam bütçe ile, Microsoft'un asla ama asla başaramadıklarını başardı. Borland, benim gözümde, gelmiş geçmiş en saygın yazılım şirketi oldu. Bugün hala, özellikle, "Plaza Progr...

Elit komplosu, sahte bayrak ve hakikat!

Elit komplosu, seçkinler teorisi çalışan bazı akademisyenler tarafından, "iktidar seçkini" sayılmanın önemli koşullarından sayılır. Terör örgütleri ve sahte bayrak operasyonları iktidar seçkinlerinin ve kullandıkları devlet aygıtlarının en adice işlerindendir. Özellikle kendi pislikleri ortaya döküleceği zaman başvururlar. Terör örgütlerini bizzat kendileri kurarlar. Kendi kontrolleri dışında kurulanları da ele geçirip kullanırlar. Bugün, şu ya da bu devletin kullanımında olmayan tek bir terör örgütü yoktur. Devletin kendi vatandaşlarına karşı bile kullanması hala bazılarımızı şaşırtabiliyor. Sahte bayrak, kimi zaman bir binanın bombalanıp, kendi vatandaşlarını öldürerek başka devletlere savaş açılması; kimi zaman, devletin, yasalar hiçe sayılarak bir zümre tarafından ele geçirildiğinin ayyuka çıkması ve meşruiyetini yitirmesi sonucunda, bizzat ele geçirenler tarafından sahte tasfiye operasyonu düzenlenmesi olabilir. Bazen daha küçük: Mesela, operasyonel i...

Reklamları kontrol eden ülkeyi kontrol eder!

Reyting ölçüm şirketlerine operasyon sonrasında tumgazeteler.com'da kaleme aldığım ikinci yazım:  25 şirkete eşzamanlı yapılan operasyon gündeme bomba gibi düştü.Bunu görünce, okuyucularımıza, ‘Reytinglerde MOSSAD parmağı’ tumgazeteler.com’un özel haberini hatırlatmadan edemedim.Bilindiği gibi bir kaç sene evvel, reyting tartışmaları almış yürümüş, biz de bu konuyu derinlemesine bir şekilde incelediğimizde, MOSSAD izine rastlamış ve özel bir haber yapmıştık.Daha sonra, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, yaptığı yazılı bir açıklamada, ‘Reyting’lerin kontrolü sahibi bile tam belli olmayan şirketlerde’ diyerek, haberimize atıfta bulunmuştu ve bunu da haberleştirmiştik.Henüz, operasyonun tam detayları elimize gelmedi. Görünen o ki, operasyon AGB’ye yapılmış. Fakat, hemen aşağıda tekrar yayımladığımız yazımızı dikkatlice okursanız, oyunun devam ettiğini, AGB’den sonra reyting ölçümlerini halihazırda yapan şirket TNS’in sahibinin aynı şirket olduğunu göreceksiniz: WPP! Bakalım TNS’in ü...